ALIN GERME

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Yaşlanma ile birlikte ciltte gevşeme ve sarkma kaçınılmazdır ve bunun sonucunda alın bölgesinde ve kaşların arasında kırışıklıklar ve kaşlarda aşağı doğru yer değiştirme olur.

Bu yüzümüze aslında olmadığımız halde kızgın, üzgün ve yorgun bir ifade verir. Alın germe operasyonu ile tüm bu olumsuzluklar ortadan kaldırılabilir. Bu işlem genel anestezi altında veya sedasyon ve lokal anestezi altında uygulanabilir.

Operasyonda sarkan cilt ve kırışıklıkları tam olarak kalıcı şekilde yok etmek amacıyla cilt ve altındaki kas tabakası ayrı ayrı değerlendirilir ve düzeltilir. Amaç yüzünüzdeki olumsuz ifadenin kaybolması ve 10–15 yıl sizi genç gösteren bir sonucun elde edilmesidir.

Operasyon için yapılan kesiler saçlı deri içinde kaldığı için görünmezler. Operasyon sonrası hastanede kalış süresi 1–2 gün olup 1 hafta içinde tamamen iyileşme olur ve günlük işe dönülebilir.

Bu operasyon aynı zamanda göz kapağı ve yüz germenin bir parçası olarak da tüm yüz gençleştirme ile birlikte yapılabilirGene günümüzde cerrahi tedaviyi tercih etmeyen kişiler için yeni tedavi seçenekleri olan iple asma ve ataçlama yöntemleri ile lokal anestezi altında da kaş kaldırma yapmak mümkündür.

Ayrıca botoks ve dolgu maddelerinin yardımıyla da alındaki derin çizgiler yok edilebilir. Ancak bu tür lokal işlemler sadece iyi seçilmiş kişilerde etkili olurlar ve elde edilen sonuçların kalıcılığı 1-2 yıl gibidir.

KAŞ ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Kaşların yerleşimi ve şekli göz kapağı estetiği uygulanan her kişide değerlendirilmelidir. Göz kapağı ameliyatı olmadan da kaş kaldırma uygulanabilir.

Bu sadece o bölge uyuşturularak yapılan 25-30 dakika süren bir işlemdir. Kaşlar istenen noktadan alınarak saçlı deri içine askılanmaktadır.

Ayakta yapılan bir işlemdir ve hareketli bir bölgede olduğundan ve fazla deri alınması olmayıp sadece bir askılama girişimi olduğundan göz kapaklarına bir işlem yapılmadan uygulanır. Kaş askılanmasının etki süresi yaklaşık 2 yıldır.

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Göz çevresi alt ve üst gözkapağı ve kaşların oluşturduğu dikdörtgen bölge insan yüzündeki yaşlanmanın ilk ve en çok belli olduğu alandır. Yüz mimiklerinin odak noktası olması ve ince deri yapısı nedeniyle yaşlanma ilk ve en çok bu bölgede görülür.

Yıllar içinde bu alanda yaşlanmayla ortaya çıkan değişiklikler şöyle sıralanabilir:
göz kapaklarında deri artışı ve çevresinde kırışıklıklar
göz altı yağ torbaları
kaşların yerçekimi ile aşağıya inmesi
Göz çevresinde bu değişiklikler yeterince yaşayan herkeste er geç ortaya çıkacaktır. Sıklıkla, beklenen yaştan çok daha önce yaşlanan bu alanda ortaya çıkan değişiklikler o yüze yaşlı, yorgun ve mutsuz bir ifadeyi yerleştirir ve kişi mutlu olduğunda da mutsuz, çok iyi dinlenmiş olsa da yorgun bir yüz görünümü yüze kazınır.

Göz kapakları ve göz çevresinde böyle bir değişiklik olduğunda gerçekten sonuç verecek tek çözüm bir göz kapağı ameliyatıdır (blefaroplasti).. Blefaroplasti insan yüzünden bir çırpıda 5-7-10 yıl alabilir ve en az 5-7 yıl da bu şekilde kalır. Göz çevresi yaşlanmış 36 yaşındaki birinin ameliyat sonrası aynı şekilde bir yaşlanmaya ulaşmasının en az 10 yıl alacağı herkesin anlayabileceği bir mantıktır.

Göz çevresinde yaşlanması olanlara önerilen diğer bir çok tedavi olsa da bunların hemen hepsi gerçekten etkili olmayan yöntemlerdir. Oluşan fazla deriyi ve göz altındaki yağ torbalarını yüzden göz kapaklarından uzaklaştırmayan kremler, masajlar, ve enjeksiyonlar gibi hiçbir yöntem gerçek bir çözüm değildir ve bu konuda rahatsız birini yeterince mutlu edemez.

Göz kapağı ameliyatları ortalama 40-50 dakika süren son derece hızlı girişimlerdir. Hastanede kalmak mutlaka gerekmez, aynı gün eve gidilebilir. İyileşme süresi 1 hafta kadardır. Ağrı acı hiç hissedilmez, şişlik ve morluk istisnasız her zaman olur ve 7-12 gün gibi bir sürede geçerler. Göz kapağı ameliyatları erkeklerde de kadınlar kadar sık uygulanmaktadır. Kadınlar makyaj yapabilme avantajları nedeniyle erken dönemde 4. 5. günlerde normal hayata dönerlerken erkeklerin morlukların geçmesini beklemeleri gerekir. Morlukların ne kadar oluştuğu ve ne kadar zamanda kayboldukları kişiden kişiye ve cilt yapısına göre değişse de ortalama olarak 12. günde morlukları kalan kişi sayısı çok azdır.

Göz kapağı ameliyatlarının gözün kendisi ve görme ile hiçbir ilişkisi yoktur. Deri fazlalığına, göz altı torbalarına ve çevredeki kırışıklıkların tümüne müdahale edilmesi kliniğimizde genel anestezi ile uygulanmaktadır. Sadece üst göz kapağındaki deri sarkmaları gibi bölgesel sorunlar ise lokal sadece o bölge uyuşturularak yapılabilir.

Göz kapağı ameliyatları hayati riskleri olmayan ameliyatlardır. Erken iyileşme döneminde gözlerde yaşlanma, kuruma ya da şişlikler nedeniyle geçici şekil bozuklukları oluşabilir. Sonuçta göz kapağı cildinin ince ve rahat yapısı nedeniyle hemen daima hiç iz bırakmayan çok iyi bir iyileşme ile sonuçlanan bir işlemdir.

BURUN ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Burun estetiği (rinoplasti) en sık uygulanan estetik girişimlerdendir. Burun insan yüzünün görünümünde en baskın organlarından biridir. Burunda yapılan değişiklikler sadece burnun kendisinde değil tüm çehrede bir güzellik ortaya çıkarır.

Günümüzde, yüz görüntüleri üzerinde yapılan çalışmalarla ameliyat öncesinde ne gibi sonuçlarteknik kısıtlamalar olmazsa nasıl bir sonuç alınacağını sizin beğenileriniz yönlendirmektedir. Olası sonuçlar arasından sizin beğendiğiniz bir burun şekli ameliyat planını yönlendirir, beğendiğiniz burnun ölçüleri ameliyat öncesinde hesaplanır ve ameliyatınız bu sonuca ulaşacak şekilde yapılır. Amaç doğal bir burun güzelliğine ulaşmak olmalıdır.

Burun estetiği ne ameliyat öncesinde ne de sonrasında ağrı, acı, sızı hissedilen bir ameliyat değildir. Aksine burun derisinde bir süre devam edebilen bir hissizlik bile olur. İyileşme dönemi erken ve geç olmak üzere 2 döneme ayrılabilir. Erken dönem iyileşme 2 haftadır. Bu 2 haftanın ilk haftası burun üzerinde bir alçı taşınır. İkinci haftada ise alçı alınır ve burun sadece bantlanır. Ağrı acı hissedilmezken, şişlik ve morluk hemen her zaman bir miktar vardır. Şişlik ve morluğun az ya da çok olması yapılan ameliyatın kalitesi için bir ölçü değildir. Aynı ameliyatı aynı şekilde olmuş birisinde çok morluk görünürken bir diğer kişide hiç morluk olmayabilir. Morluklar ameliyattan çok o kişinin iyileşme mekanizmaları ve dokularıyla ilişkilidir. Bu 2 haftanın sonunda kişi yeni görünümüyle hayata döner. Yeni bir görünüme sahip olunsa da ulaşılan sonuç aslında tam detayları ile ortaya çıkmamıştır. Bazen gözle farkedilir bazen de gözle fark edilemez miktarlarda bir şekil değişimi 6 ay 1 yıl daha devam edebilir.

Burun ameliyatlarında ilk iki gün burun içinde kalıp 2. günde alınan burun tamponları halk arasında yersiz bir korku nedenidir. Günümüzde rinoplasti sonrası hastalarda mutlaka burun tamponu uygulanmamaktadır. Ameliyat sonunda ancak çok gerekli görülürse yerleştirilen bu tamponların alınması öncesinde tamponların lokal anestezik ilaçlarla ıslatılıp uyuşma ve yumuşama sağlanması bu korkuyu yersiz hale getirmiştir, tamponlar alınırken ağrı acı hissedilmemektedir.

Rinoplasti yer yüzünde en sık uygulanan estetik cerrahi olmasına rağmen, o kişinin iyileşme yapısına da bağlı olan “önceden tahmin edilemeyen sonuçlar” nedeniyle hala özelliğini korumaktadır. Hoşa gitmeyen bir netice ile karşılaşılırsa en erken ikinci bir girişim için 6 ay beklenmelidir.

Halk arasında “burun düşmesi” tabiri sıkça kullanılmaktadır. Burada teknik olarak 2 tür “düşme” den bahsedilmelidir. Burun kemik ve kıkırdaktan oluşan bir fiziki çatıdır. Ameliyat sırasında burun çatısının kıkırdak takviyelerle yaratıldığı kişilerde vücudun bu kıkırdağı zaman içinde eritmesi ileriki yıllarda burnun sırtında bir çökme olarak görünür ve sanki burun daha aşağıdaki bir noktadan başlıyor gibi görünür. Halk arasında “burnu düştü” tabirine yol açan değişim işte budur. Yapılması gereken burnun fiziki yapısındaki eksikliğin ortaya konup yeniden fiziki çatıyı oluşturacak işlemler yapılmasıdır. İkinci bir tür düşme ise rinoplasti uygulanmış istisnasız herkeste 2 yıl gibi bir sürede daima ortaya çıkan bir değişimdir ki, burnun uç kısmı yerçekimi etkisiyle yaklaşık 1-2 mm aşağıya doğru yer değiştirir. Bu normaldir ve ne o kişiyi ne de cerrahı rahatsız etmeyen bir ayrıntı olarak kalır. Bu nedenle zaten çoğunlukla cerrahlar bunu ameliyatta hesap ederek amaçlanandan 1-2mm yukarıda bir burun ucu planlarlar, ki 2 yıl sonra ve ömür boyu da asıl istenen noktaya ulaşılmış olsun.

Burun ameliyatı hayati organlar üzerinde ya da yanında yapılan bir ameliyat değildir, o nedenle hayati riskleri olmayan bir girişimdir.

YÜZ GERME

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Yaşlanma ile her yüzde bir dizi değişiklik ortaya çıkmaktadır. Yüzün yanaklarda yer alan yumuşak dokuları yerçekimi etkisiyle aşağıya çene kenarlarına doğru yer değiştirir ve yüz derisi sarkıp kırışır.
Yüz germelerde yüzden sarkmış fazla deri alınırken yüzün sarkmış yumuşak dokuları da eski yerlerine askılanmaktadır. Yüz germe ameliyatları burnun yanında derinleşen çizgileri ve çene ucunun yanında ortaya çıkan sarkmaları ortadan kaldırır ve kişiye çok daha genç boyun hatları kazandırır. Yüz germe ameliyatları genellikle göz kapağı ameliyatları ile birlikte yapılmaktadır çünkü aksi halde çoğu kez alt yüz ve üst yüz arasında yaş farkı oluşur. Alt yüzdeki gençleşme ile üst yüzdeki gençleşme benzer miktarlarda olmalıdır. Alt yüzde çok yaşlanması olmayan kişiler sadece bir gözkapağı ameliyatından aynı oranda yarar göreceklerinden yüz germe ertelenir.

Yüz germe uygulanan kişiler 1 ya da 2 gün hastanede kalırlar. İyileşme 20-25 gün alır. Ağrı sızı yoktur, şişlik ve morluklar hemen daima vardır ve ortalama 12 günde geçerler. Yüzde 2 ay kadar sürebilecek bir hissizlik olur. Her ameliyatta ortaya çıkabilecek standart iyileşme sorunları dışında nadir görülse de yüz mimik sinirlerinin yaralanması ameliyatın riskidir. Bir risk olarak haberi verilse de yüz sinirlerinin yaralandığı olgular çok nadir olgulardır. Yüz germe saçlı deri içinden başlayıp kulağın önü ve arka çizgisini izleyen bir hat boyunca yapılır ve ilk haftalar hariç, uzun vadede belirgin bir iz bırakmaz.

Yüz germe ameliyatları doğal güzellikler ve doğal bir gençleşme için uygulanmalıdır. Teknik olarak bir yüzü ne kadar mümkün ise o kadar gençleştirmek gerekmez, çünkü kişinin yüz hatlarını değiştirmeden bir gençleştirme yapılmalıdır. O yüzün derisi ve hatları ne kadar bir gençleşmeye izin veriyorsa o ölçüde uygulanmalıdır. Yüz germeler usulüne göre uygulandıklarında gençleşme için çok verimli ameliyatlardır.

Bir çırpıda yaşlanan bir yüzden onlarca yıl gider, ve 7-10 yıl da öyle kalır. Tekrar bir yüz germe ihtiyacı ancak çok ileri yaşlarda ortaya çıkabilir.

Son yıllarda, deri altına yerleştirilen ipler kullanılarak ameliyatsız ve hastanede kalmadan yüz germe yöntemi gelişmiştir. Yaşlanan ama derideki sarkmanın fazla olmadığı daha genç yüzlerde uygulanan bir yöntemdir. Yüzde sadece bazı noktalar uyuşturularak uygulanan bu işlemde, yüzün yanak dokusu ve yumuşak dokuları derinin altına yerleştirilen özel yapıdaki ipler aracılığı ile askılanmaktadır. İşlem öncesinde ne oranda ve ne kadar bir gençleşme verilebileceği ayna karşısında o kişiye gösterilebilir, ve kişi elde edilecek bu etkiden memnun olursa uygulanır. Hastanede kalınmaz ve aynı gün eve ve normal hayata dönülür.

Cilt yapısına göre ilk gün az miktarda şişlik ve hafif bir makyaj ile örtülebilecek miktarda morluk oluşabilir, 1 ya da 3 günde iyileşir. İpler ile uygulanan bu yüz askılama yöntemi çoğunlukla dolgu maddeleri ve botox uygulamaları ile desteklendiğinde hafif ve orta derecede yaşlanan yüzlerde sevindirici sonuçlar verir.

ÇENE ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Çene insan yüzünün en belirleyici yapılarından biridir. Çoğunlukla haklı ya da haksız, bir kişinin kişilik yapısı ile ilgili yorumlarımızın dayanağı olur.

Yüz güzelliğinde çehreyi tamamlayan onu biçimlendiren temel ögelerden biridir. Çene yapımız doğuştan gelen özellikler ya da yaşam içinde karşılaşılan çeşitli etkenlerle çehremizi olumsuz yönde etkiliyor olduğunda bu değiştirilebilir. Çene yapısını düzeltmek için yapılan işlemler çok küçük ve sınırlı işlemlerle büyük değişiklikler yaratabileceği gibi, bazen de çok daha ciddi müdahaleler gerektirebilir. Sonuçta istenilen ve o yüze uygun çene şekli yüz güzelliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Çene gelişimi sadece çene kemiği değil diş gelişiminden de doğrudan etkilenir. Çene üzerinde yapılan işlemler öncesinde diş yapısının her zaman önceden değerlendirilmesi gereklidir.

Çenenin boyutları küçültülebilir ya da büyültülüp daha belirgin hale getirilebilir. Ya da büyütme ve küçültme gerekmeksizin sadece şekli değiştirilebilir. Çenenin belirginleştirilmesi sadece çene kemiği üzerinde uygulanan küçük yer değiştirmelerle olabildiği gibi (mentoplasty) gerekirse dışarıdan bir doku eklemesi ile de yapılabilir. Çeneye bir doku eklemek gerektiğinde bunun iki yolu bulunmaktadır. Çene için hazırlanmış çeşitli boyutlarda hazırlanmış silikon olmayan çene protezleri vardır.

Bu çene protezleri arzu edilen şekilde şekillendirilip çene kemiği üzerine yerleştirilerek istenen güzellikte bir çene kolayca elde edilebilir. Bu o kişiye başka bir alanda bir zorluk olmadan yarar sağlar. Ya da, gerekiyorsa kişinin kendi vücudundan da kemik alınabilmekte ve kendi kemiğiyle de benzer ameliyatlar yapılabilmektedir. Çenenin küçültülmesi gereken olgular ise çok daha basit işlemlerle sonuca ulaşabilirler.

Estetik çene ameliyatlarında hastanede kalma süresi 1 gündür, iyileşme genellikle ilk 1 haftada tamamlanır, şişlikler ve morluklar görülebilir ve görülürse de yaklaşık 12 günde kaybolurlar. İster büyültülme ister küçültme olsun elde edilen sonuç kalıcıdır, ve yıllar içinde bir değişikliğe uğramaz. Sadece kendi kemiğinin kullanıldığı kişilerde yıllar içinde ilk yapıldığından az bir fark ortaya çıkabilir.

Sadece görünüm değil de dişlerin de değişim içine alındığı operasyonlar daha geniş girişimlerdir, ve bunlar estetik amaçlarla yapılsalar da rekonstrüktif işlemler içinde anlatılması gereken bir konudur. Estetik çene ameliyatları bu tür geniş çaplı ele alınan çene olgularına göre çok daha rahat, konforlu ve risksizdir. Bir hafta gibi bir süre sonra çene yapısı tamamı ile değişmiş olarak normal hayata devam edilebilir.

SAÇ EKİMİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Erkek tipi saç dökülmesi genetik olarak buna yatkın bireylerde erkeklik hormonunun etkisi ile gelişen bir olaydır. Saç folikülü etrafında saçı üreten hücreler zaman içinde bu hormon etkisiyle ölürler ve saç önce incelir sonra uzamamaya başlar ve en sonunda tamamen dökülür.

Bu durumdaki hastalarda saç ekimi en kesin ve kalıcı tedavi şeklidir. Çıplak gözle bakıldığında deri görülür hale geldiyse o bölgedeki saç yoğunluğu normal yoğunluğun % 50 sinin altına düşmüş demektir. Bu durumda hastanın en etkili tedavisi ancak saç ekimiyle olabilir. Ekim işleminde yaşın belirleyici olduğu en önemli faktör saç dökülmesinin bitip bitmemiş olmasıdır.

Erkek tipi saç dökülmesi hayat boyu süren bir olay olmasının yanı sıra 39–40 yaşından sonra dökülme hızı yavaşlar. Dolayısıyla bu yaşların altındaki hastalarda ekim yapıldığında saç dökülmesinin devam edebileceği ve hastanın daha sonra 2. veya 3. seanslara ihtiyaç duyabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Tüm saç ekimlerinde temel felsefe başın genetik olarak saç dökülmesi olmayan yerlerindeki saçların alınarak saçsız alana getirilmesidir. Ekim saçsız alanın büyüklüğü ve verici alanın sıklığına bağlıdır. Dolayısıyla büyük bir ekim alanı ve sınırlı bir verici alan varsa seans sayısı artabilir.

Saç ekimi yaklaşık 3–5 saat kadar sürer ve tamamen lokal anestezi altında yapılan ve son derece risksiz bir işlemdir. İşlem sonrası eğer kişi iş ve sosyal çevresinde bu işlemin bilinmesini istemiyorsa tamamen iyileşip de eski görünümüne kavuşması için yaklaşık 15 günlük bir zamana ihtiyaç vardır. Eğer bu tür bir endişesi yoksa 2 gün içinde günlük işine dönmesinde bir sakınca yoktur.

Ekimin sonucu tamamen cerrahın uyguladığı tekniğe bağlıdır. Ekim esnasında kullanılan greftlerin büyüklüğü ve yönleri sonucu belirler. Greftler folliküler ünite denen saçın doğal çıkış şekline uygun büyüklükte ve yönlerde yerleştirildiğinde ekim son derece doğal bir sonuç verir. Asla saç ekimi yapıldığı belli olmaz.

Saç ekimi yaptırmak isteyen kişilerin aklındaki bir diğer önemli soru sıklıktır. Bir seansda elde edilecek sağlıklı sıklık santimetre karede 40–45 folliküler ünite ( 80–100 saç teli) olmalıdır. Dolayısıyla daha sık bir sonuç için mutlaka sıklaştırma seanslarına ihtiyaç vardır.

Bu işlem cerrahi olarak iki şekilde yapılabilir:

ŞERİT YÖNTEMİ: Saçların başın arka kısmından saçlı deri ile birlikte bir şerit olarak alınmasıdır. Şerit alınan yerde ciltte bir açıklık oluşur ve bu açık alana dikiş yardımıyla üstten ve alttan gerilerek dikilip bir çizgi şeklinde birleştirilir.

10 gün kadar sonra bu dikiş alınır. Daha sonraki dönemde burası iyileştiğinde 1–2 mm. kalınlığında bir izle iyileşir. Dolayısıyla hastalar bu bölgedeki saçlarını en az 1 cm. uzunlukta korumalıdır ki iz hiç bir zaman ortaya çıkmasın.

FUE ( FOLLICULAR UNIT EXTRACTION): Saç ekiminde en yeni teknik FUE (follicular unit extraction) denen saçların verici bölgeden bu işlem için özel hazırlanmış 1 mm. lik metal borular yardımıyla tek tek alınması işlemidir.

Bu işlemde saçlı deride bir kesi ve dikiş yoktur ve işlem sonrası iyileşme çok hızlıdır. Dolayısıyla klasik şerit yöntemine göre en büyük avantajı saçlı deride iz bırakmamasıdır.
Her iki yöntemde de operasyon sonrası dönem:

Operasyon sonrasında ekim alanında birçok kırmızı kabuklanma görülür. Hasta ekim sonrası günde bir kez başını yıkayarak bu kabuklanmayı uzaklaştırır ve 7–10 günde tamamen kabuklar dökülerek ekim alanı iyileşir. Bu kabuklarla beraber ekim yapılan saçlarda dökülür ve 15 gün ila 1 ay içinde hasta ekim öncesi görünümüne döner.

Daha sonra 3 ay kadar görünümünde bir değişiklik olmaz. 3 ay sonra yeni saçlar yavaş yavaş çıkmaya başlar. Hasta değişimi en çok 5–6. aylarda görür. Daha sonraki dönemde her ay % 10 luk bir artış olur ve ekilen saçların %90 ı ekim sonrası 9. ayda ortaya çıkar. Kalan % 10 u da 1 yıla kadar çıkmaya devam eder ve 1 yılda tüm ekimin sonucu alınmış olur.

YANAK ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Yanak estetiği dendiğinde 2 tür dokudan bahsedilir: 1- Elmacık kemikleri 2- Yanağın yumuşak doku kitlesi. Yüzün güzelliğinin temelinde en önemli doku yüz kemikleridir.

İskeletler birbirine çok benzer gibi görülse de asıl olarak bir yüzü bir diğerinden ayıran temel farklar yüzün kemik yapısındadır. Bu nedenle burun, çene ya da elmacık kemikleri bir yüzü güzel yapan en temel 3 yapıdır.

Kemik yapılar gerektiği büyüklükte ve gereken şekilde gelişmemiş ise yumuşak yanak dokuları üzerinde yapılacak bir işlemin çok memnun edici olması zordur. Amam iyi gelişmiş elmacık kemikleri olan kişilerde yanak güzelliği hala bir kaygı oluşturuyorsa o zaman da çok daha basit işlemlerle yumuşak yanak dokusu üzerinde bir değişiklik yaratılmalıdır.

Elmacık kemikleri o yüzün gerektirdiği şekilde belirginleştirilip ya da küçültülebilirler. Elmacık kemiği üzerinde uygulanan estetik girişimler bir yüzün güzelliğini aniden ve çok belirgin bir ölçüde etkiler. Çene kemiğinde olduğu gibi elmacık kemiği için hazırlanan ve istendiği gibi şekil verilerek kullanılan elmacık kemiği protezleri vardır.

Elmacık kemiği o kişinin istediğinden çok daha fazla belirgin ise bu belirginliğin giderilmesi daha kolaydır. Hangi yönde olursa olsun elmacık kemiği üzerinde uygulanan bir işlem yüzde hemen ve çok etkili bir değişim yaratır. Kemik doku üzerinde işlemler için hastanede kalış ya 1 gün olur ya da hiç kalınmaz. İyileşme 2 haftadır. Şişlik ve morluk oluşabilir ya da yapılan işleme göre hiç oluşmaz.

Elmacık kemiği normal gelişim göstermiş kişilerde ise yanak güzelliği için bir endişe varsa yapılacaklar yanağın yumuşak dokularının üzerindedir. Bu işlemler çok daha hızlı ve rahat işlemlerdir, ve kişinin kendisinden alınan ya da dışarıdan eklenen çeşitli dolgu maddeleri ile yanak belirginleştirilebilir ya da sarkan dokuların askılanarak toparlanması gerekebilir.

Yumuşak doku takviye edilmesi gerekli görülürse bu kişinin kendi dokularından ya da vücuda zararı olmayan bazı dolgu ilaçları ile uygulanmaktadır. Bu durumda lokal anestezi ile uygulanan işlemler için hastanede kalış gerekmez, iyileşme süresi 2 gün ile 1 hafta arasında değişir.

DUDAK ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Dudaklar dolgunluk ve güzel şekil yönlerinden 2 özellik taşırlar. Dolgunluk ve şekil her zaman bir arada olmaz; yani dolgun olmasına rağmen güzel şekilli olmayan ya da güzel şekilli olsa da yeterince dolgun olmayan dudaklar olabilir.

Bütün kültürlerde ve hem erkekler hem de kadınlarca “güzel” bulunan dudakta üstte 3 ve altta 2 ayrı noktada dolgunluk vardır. Dudakların dolgunlukları arttırılırken bu 5 bölge incelenmeli ve gereken yer ve miktar bu çerçevede belirlenmelidir; çünkü rasgele arttırılan bir dolgunluk çoğunlukla güzel olmaz. Bu 5 noktaya göre dolgunluk arttırılırsa hemen daima herkesin beğeneceği bir dudak şekline ulaşılır.

Dudaklara uygulanan dolgular kişinin kendinden ya da dışarıdan verilen dolgu maddeleri olabilir. Kişiden alınan sadece yağ ise bu dolgu dışarıdan verilen maddeler gibi en çok 6 ay yapıldığı şekli korur ve sonra tekrar etmek gerekir. Dudak dolgunluğunun kalıcı olarak arttırılmasının yolu o kişiden alınan dermis greftleri ile mümkündür.Aşırı dolgun dudaklarda ise tam tersine bir inceltme uygulanabilmektedir.

Bu inceltme uygulanırken de yine üst dudakta 3 ve alt dudakta 2 bölgede göreceli olarak bir dolgunluk bırakarak inceltme yapılır.Lokal anestezi altında uygulanan işlemler olduğundan hastanede kalış gerekmez. Şişlik ve morluklar olabilir, ve iyileşme 3 gün – 1 hafta arasında değişir.

KULAK ESTETİĞİ

Op. Dr. Alper Tuncel - Ekim 5, 2010

Kepçe kulak zaman zaman sosyal hayatta kişiyi kısıtlayan bir unsur olmaktadır. Kulak sayvanının (kepçesinin) gelişiminin büyük bir kısmı 6 yaşında tamamlanır; ve çok belirgin bir kepçe kulağı olan çocuklar okula başladıklarında sosyal zorluklarla karşılaşmaması için sıklıkla okul öncesi dönemde ameliyat edilirler. Bu yaşlarda ailesi tarafından yönlendirilirken, daha ileri yaşlarda ve ergenlikte kişilerin kendileri kulak görünümlerinden rahatsız olurlar.

Kulak sayvanında kepçe görünüm iki nedenle oluşabilir:

1- kulak sayvanının (kepçesinin) baş ile yaptığı açının fazla geniş olması ya da
2- her kulakta normalde olan bir iç katlanmanın yetersiz olması. Bazı kişilerde bu iki etken de aynı anda var olabilir.

Kepçe kulak düzeltilmesi hızlı, kolay ve konforludur. Genellikle küçük yaşlarda olmayan kişilerde lokal anestezi altında sadece kulak arkası uyuşturularak yapılır. Hastanede kalmayı gerektirmez. Ameliyat sırasında ya da ameliyattan sonra ağrı sızı acı vermeyen etkili bir işlemdir. İyileşme dönemi 2 hafta kadardır.

Kulağın arka çizgisinden yapıldığından fark edilen bir iz bırakmaz ve kulak kıkırdağı yeniden şekillendirildiğinden ileriki yıllarda yeniden kepçeleşme olması olanaksızdır.

Ameliyat sonrasında iyileşme tamamlanıncaya kadar yapılan onarımı korumak amacıyla geceleri yatarken tenisçi bantları giyilir. Yapılan ameliyatın duyma ile ilgisi yoktur, bu bölgede ameliyat sonrası iyileşme problemleri de hemen hiç görülmez.