BURUN ESTETİĞİ

Burun estetiği (rinoplasti) en sık uygulanan estetik girişimlerdendir. Burun insan yüzünün görünümünde en baskın organlarından biridir. Burunda yapılan değişiklikler sadece burnun kendisinde değil tüm çehrede bir güzellik ortaya çıkarır.

Günümüzde, yüz görüntüleri üzerinde yapılan çalışmalarla ameliyat öncesinde ne gibi sonuçlarteknik kısıtlamalar olmazsa nasıl bir sonuç alınacağını sizin beğenileriniz yönlendirmektedir. Olası sonuçlar arasından sizin beğendiğiniz bir burun şekli ameliyat planını yönlendirir, beğendiğiniz burnun ölçüleri ameliyat öncesinde hesaplanır ve ameliyatınız bu sonuca ulaşacak şekilde yapılır. Amaç doğal bir burun güzelliğine ulaşmak olmalıdır.

Burun estetiği ne ameliyat öncesinde ne de sonrasında ağrı, acı, sızı hissedilen bir ameliyat değildir. Aksine burun derisinde bir süre devam edebilen bir hissizlik bile olur. İyileşme dönemi erken ve geç olmak üzere 2 döneme ayrılabilir. Erken dönem iyileşme 2 haftadır. Bu 2 haftanın ilk haftası burun üzerinde bir alçı taşınır. İkinci haftada ise alçı alınır ve burun sadece bantlanır. Ağrı acı hissedilmezken, şişlik ve morluk hemen her zaman bir miktar vardır. Şişlik ve morluğun az ya da çok olması yapılan ameliyatın kalitesi için bir ölçü değildir. Aynı ameliyatı aynı şekilde olmuş birisinde çok morluk görünürken bir diğer kişide hiç morluk olmayabilir. Morluklar ameliyattan çok o kişinin iyileşme mekanizmaları ve dokularıyla ilişkilidir. Bu 2 haftanın sonunda kişi yeni görünümüyle hayata döner. Yeni bir görünüme sahip olunsa da ulaşılan sonuç aslında tam detayları ile ortaya çıkmamıştır. Bazen gözle farkedilir bazen de gözle fark edilemez miktarlarda bir şekil değişimi 6 ay 1 yıl daha devam edebilir.

Burun ameliyatlarında ilk iki gün burun içinde kalıp 2. günde alınan burun tamponları halk arasında yersiz bir korku nedenidir. Günümüzde rinoplasti sonrası hastalarda mutlaka burun tamponu uygulanmamaktadır. Ameliyat sonunda ancak çok gerekli görülürse yerleştirilen bu tamponların alınması öncesinde tamponların lokal anestezik ilaçlarla ıslatılıp uyuşma ve yumuşama sağlanması bu korkuyu yersiz hale getirmiştir, tamponlar alınırken ağrı acı hissedilmemektedir.

Rinoplasti yer yüzünde en sık uygulanan estetik cerrahi olmasına rağmen, o kişinin iyileşme yapısına da bağlı olan “önceden tahmin edilemeyen sonuçlar” nedeniyle hala özelliğini korumaktadır. Hoşa gitmeyen bir netice ile karşılaşılırsa en erken ikinci bir girişim için 6 ay beklenmelidir.

Halk arasında “burun düşmesi” tabiri sıkça kullanılmaktadır. Burada teknik olarak 2 tür “düşme” den bahsedilmelidir. Burun kemik ve kıkırdaktan oluşan bir fiziki çatıdır. Ameliyat sırasında burun çatısının kıkırdak takviyelerle yaratıldığı kişilerde vücudun bu kıkırdağı zaman içinde eritmesi ileriki yıllarda burnun sırtında bir çökme olarak görünür ve sanki burun daha aşağıdaki bir noktadan başlıyor gibi görünür. Halk arasında “burnu düştü” tabirine yol açan değişim işte budur. Yapılması gereken burnun fiziki yapısındaki eksikliğin ortaya konup yeniden fiziki çatıyı oluşturacak işlemler yapılmasıdır. İkinci bir tür düşme ise rinoplasti uygulanmış istisnasız herkeste 2 yıl gibi bir sürede daima ortaya çıkan bir değişimdir ki, burnun uç kısmı yerçekimi etkisiyle yaklaşık 1-2 mm aşağıya doğru yer değiştirir. Bu normaldir ve ne o kişiyi ne de cerrahı rahatsız etmeyen bir ayrıntı olarak kalır. Bu nedenle zaten çoğunlukla cerrahlar bunu ameliyatta hesap ederek amaçlanandan 1-2mm yukarıda bir burun ucu planlarlar, ki 2 yıl sonra ve ömür boyu da asıl istenen noktaya ulaşılmış olsun.

Burun ameliyatı hayati organlar üzerinde ya da yanında yapılan bir ameliyat değildir, o nedenle hayati riskleri olmayan bir girişimdir.

Yorum yapın